Türkiye’nin hemen hemen her dönem temel gündem maddelerinden biri anayasa. 1980 askeri darbesinin hazırladığı anayasanın değiştirilmesi neredeyse her dönem siyasetin gündeminde.
Türkiye’de şimdiye dek 21 kere anayasa değişikliği yapıldı.
Yeni anayasanın yapımı AK Parti’nin iktidara geldiği günden bu yana neredeyse sürekli gündeminde. İktidara geldiğinden bu yana Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi gibi kapsamlı sistem değişikliğiyle beraber 2007, 2010 ve 2017 olmak üzere üç önemli değişiklik yapıldı.
Şimdilerde Kürt meselesinin çözümü konusunda yeni bir sürecin başlamasıyla beraber yeni anayasa konusunda AKP oldukça istekli görünüyor. AK Parti anayasa için kendi ekibini oluşturarak çalışmalarına başladı.
MHP ve DEM Parti yeni anayasa için yapılan çalışmalara destek vereceğini açıkladı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere çok sayıda belediye başkanının tutuklanması ve devam eden kurultay davası ile mücadele etmeye çalışan CHP, yeni anayasa tartışmalarına mesafeli. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı seçilmesini sağlayacak bir sürecin içinde olmak istemiyor.

Kapsamlı bir deneme süreci: 2011 Anayasa Uzlaşma Komisyonu
Türkiye yakın tarihinde anayasa konusunda en kapsamlı çalışmalardan birini 2011 yılında kurulan Anayasa Uzlaşma Komisyonu yapmıştı. Nihayete ermeyen süreç davasa bir külliyat yaratmıştı.
12 Haziran 2011 seçimlerinin ardından Türkiye siyaseti yeniden anayasa tartışmalarına başladı. TBMM 19 Ekim 2011’de Anayasa Uzlaşma Komisyonu kurarak çalışmalara başladı.
2011 seçimlerinde AKP yüzde 49,83, CHP yüzde 25,98 MHP yüzde 13,1 oy almıştı. BDP destekli bağımsızlar ise yüzde 6,5 oy almış baraj sorunu olmadığı için 35 milletvekili ile Meclis’e girebilmişti.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek başkanlığında Anayasa Uzlaşma Komisyonu oluşturulan 2013 yılına dek çalışmalarını sürdürdü.
Komisyonda TBMM’de bulunan dört siyasi partinin, üçer üye ile eşit biçimde temsil edileceği bir komisyonun kurulmasında uzlaşıldı. “Anayasa Uzlaşma Komisyonunda AK Parti’den Ahmet İyimaya, Mustafa Şentop ile Mehmet Ali Şahin, CHP’den Süheyl Batum, Rıza Türmen ile Atilla Kart, MHP’den Tunca Toskay, Oktay Öztürk ile Faruk Bal, BDP’den ise Ayla Akat, Altan Tan ile Sırrı Süreyya Önder yer aldı.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek de “toplumun bütün kesimlerince benimsenecek daha katılımcı, şeffaf ve demokratik bir anayasa” oluşturmak olarak açıkladı.
Komisyon ilk toplantısında sivil toplum örgütlerinin görüş ve önerilerinin dinlenmesi için teknik komisyon oluşturulmasına karar verdi.
Toplantının yapılacağı günün hemen öncesinde 19 Ekim 2011’de gece 01.00’de Çukurca’da PKK saldırısında 24 asker hayatını kaybetti.
Külliyat oluştu
Komisyon yaklaşık 25 ay çalıştı. TBMM’deki diğer komisyonlardan farklı olarak her siyasi partinin eşit katılımıyla kurulan komisyon alt komisyonlar kurdu ve kamuoyuna anayasa konusunda önerilerini iletmesi konusunda çağrı yaptı.
2011’in Kasım ayından 27 Şubat 2012’ye kadar olan süreçte alt komisyonlar parlamento dışında bulunan 14 siyasi parti, 18 üniversite 11 sendika 17 meslek odası 45 dernek ve vakıf olmak üzere toplam 109 kurum ve kuruluşla görüşme yaptı.
İnsan Hakları Derneği, Mazlum-Der, Anayasa Kadın Platformu (KADER), SPoD (Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği), Türkiye Çocuk Zirvesi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi Belediyeleri Birliği, Hak-Par, Barış Meclisi, Diyanet Vakfı, Hacıbektaş Vakfı,Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED), Süryani Dernekleri Federasyonu, Ermeni vakıfları, gibi dernek, vakıf, parti gibi çok farklı girişimler; TOBB, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, TESEV, TEPAV gibi araştırma kuruluşları DİSK HAK İş MEMUR-SEN, Kamu-Sen, KESK, TİSK, TÜSİAD, MÜSİAD, TUSKON gibi işçi ve işveren sendikaları meslek örgütleri görüşlerini dile getirdi.
Süreç boyunca 165 üniversite, 78 il barosu, 60 siyasi parti, 58 vakıf, 102 dernek 32 platform olmak üzere 426 kurumsal görüş iletildi.
Komisyon süreci şeffaf ve katılımcı yürütmek adına yeni anayasa için bir internet sitesi kurarak yenianayasa.org gelen görüş ve önerileri, komisyonun çalışmalarını kamuoyuna açtı.
Yeni anayasa konusunda 66 bin 15 kişi görüş bildirdi 1 872 kişi e postayla 1 50 kişi ise posta yoluyla görüşlerini iletti.
Süreç içerisinde 18 bin 350 sayfalık bir görüş birikimi oluştu.
Anlaşmalar, parantezler
Komisyon çalışmaları boyunca 59 madde üzerinde uzlaşma sağlandı. Uzlaşma sağlanan maddelerin 39’u 1982 Anayasasında yer alan ancak değiştirilen maddeler oldu.
Komisyon Temel Hak ve Özgürlükler başlığında geniş mutabakat sağladı. Diğer başlıklarda ise açılan parantezlerle yazım süreci sürdürüldü.
Tutuklanma sebeplerinin azalması ve netleştirilmesi, toplantı ve gösteri yürüşleri hakkının sınırlandırılmaması, hasta tutukluların cezaevi dışında tedavi edilmesi, asgari ücretten verginin kaldırılması, doğal kaynakların çevreye zarar vermeden kullanımı, hayvanlara eziyet ve kötü muamelenin anayasa tarafından yasaklanması gibi maddelerde komisyon görüş birliğine vardı.
Komisyonun uzlaştığı bazı maddeler şöyle:
• Tutuklanma sebeplerinin daha da azalması ve netleşmesi, matbu tutukluluğun devamı kararlarının (formül kararlar) önüne geçilmesi,
• Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının milli güvenlik ve genel ahlak gerekçeleriyle sınırlandırılmaması,
• Silahlı Kuvvetlerin de tıpkı idarenin diğer organları gibi hürriyeti bağlayıcı cezalar verememesi,
• Tedavisi cezaevinde mümkün olmayan ağır hasta tutuklu ve hükümlülerin tedavilerinin cezaevi dışında yapılmamasının, işkence ve zalimane muamele kapsamında değerlendirilmesi,
• Yabancılara iltica hakkı tanınması,
• Hiç kimsenin sosyal güvenlik sistemiyle bağlantısı olmadan çalıştırılmaması,
• Asgari ücretten vergi alınmaması,
• İşverenlerin, iş kazaları için ayrıca sigorta yaptırması,
• Çalışan kadın ve erkeklerin eşit işe eşit ücret alması,
• Ev işçileri dahil, memur-işçi ayrımı yapılmadan herkesin sendika hakkından yararlanması,
• Hürriyetin esas, sınırlamanın istisna olduğunun vurgulanarak; tereddüt halinde hürriyet lehine yorum yapılması,
• İnsan haklarına ilişkin uluslararası andlaşmalarla kanunlar arasında ihtilaf olması halinde, özgürlükleri daha geniş yorumlayan kuralın uygulanması,
• Özelleştirmelerde, tekelleşme ve kartelleşmenin önüne geçilmesi,
• Doğal kaynakların çevreye zarar vermeden aranıp kullanılabilmesi,
• Yükseköğretim Kurumunun çoğulcu bir yapıya dönüşmesi,
• TBMM’de grubu olan her siyasi partiden eşit katılımla Siyasi Etik Komisyonu kurulması,
• Meclis görüşmelerinin sürekli açık olması ve günün her saati canlı yayımlanması,
• Bireysel başvuru yolunun Anayasada yer alan tüm hak ve hürriyetler için geçerli olması,
• Kişisel bilgi ve verilerin korunmasının anayasal haklar kataloğunda yer alması,
• Özel hayat ve aile hayatının gizliliğinin kabul edilmesi ve bunlara ilişkin yayınların kişilerin rızasına bağlı olması,
• Bilgiye erişim (internet) hakkının anayasal haklar kataloğunda yer alması,
• Çevreye zarar verebilecek uygulamalarda halkın karar mekanizmalarına katılması,
• Hayvan haklarının korunması, hayvanlara eziyet ve kötü muamelenin anayasa tarafından yasaklanması.
Anayasa komisyonun çalışmaları başkanlık sistemi tartışmaları nedeniyle kesintiye uğradı. Süreç devam etmedi. Komisyon 2013 yılının başına kadar çalıştı ancak komisyon çalışmaları devam etmedi.
Daha sonraki yıllarda komisyon yeniden toplanmaya çalışmış olsa da sonuç alınamadı.
Değişiklikler
Muhtıra sonrası: 2007 Referandumu
27 Nisan 2007 yılında Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı adaylığıyla ilgili olarak e muhtıra yayınlanmış Abdullah Gül, 361 milletvekilinin oy kullandığı ilk tur oylamasında 357 oy aldı. Oylama CHP tarafından AYM’ye taşındı. Aynı gece Genelkurmay Başkanlığı internet sitesine e muhtıra olarak tarihe geçen bir bildiri yayınladı.
22 Temmuz 2007’de yeniden erken seçim yapıldı ve AK Parti yüzde 46,6 oy alan 341 milletvekili ile yeniden tek başına iktidar oldu. Seçimlerde, CHP ikinci, MHP ise üçüncü parti olarak Meclise girdi.
Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi, görev süresinin 5 yıla indirilmesi, iki kere seçilebilmesini öngören anayasal değişiklik referanduma götürüldü. Referandumda yüzde 68,95’i evet, yüzde 31,05’i ise hayır oyu çıktı. Anayasa değişikliği kabul edildi.
2010 Referandumu
10 Haziran 2007’de Ümraniye’de bir gecekonduda el bombaları bulunduğu iddiasıyla başlayan Ergenekon ve Balyoz davaları ve çok sayıda Kürt siyasetçinin tutuklandığı KCK davası Türkiye’nin gündemindeyken 2010 yılında Türkiye yeniden referanduma gitti.
2010 yılında hazırlanan Anayasa değişikliği ile Anayasa Mahkemesi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nda değişiklikler yapıldı. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru imkanı tanındı, siyasi partilere ilişkin kapatma ve devlet yardımlarından yoksun bırakma kararları için karar sayıları artırıldı, 12 Eylül darbecilerinin yargılanmasının önü açıldı.
AKP, Saadet Partisi, Büyük Birlik Parti “Evet” çağrısı yaparken, CHP, MHP “Hayır” cephesinde yer alırken, Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) referandumu boykot çağrısı yaptı. Türkiye siyasi tarihinde hafızalara kazınan “yetmez ama evet” kampanyası da bu referandumda yapıldı.
Sembolik önem atfedilerek 12 Eylül’de yapılan referandumda yüzde 57 evet, yüzde 42 hayır oyu çıktı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan 2014 yılında ilk olarak parlamenter sistem anayasasına göre halk oyuyla cumhurbaşkanı seçildi.
2015 yılının 15 Temmuz’unda gerçekleşen darbe girişiminde 4’ü asker, 63’ü polis olmak üzere toplam 251 vatandaş hayatını kaybederken, 23’ü asker, 154’ü polis olmak üzere 2 bin 735 kişi yaralandı. Darbe girişimi başarısızlıkla sonuçlandı.
2017 Rejim Değişikliği
Türkiye tarihinin en önemli anayasal değişikliklerinden biri de 15 Temmuz’un ardından 16 Nisan 2017’de yapıldı.
Referandumda Türkiye cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçti. Cumhurbaşkanı yetkileri artırıldı.

