Özgür Gazetesi’nin kapanmasının ardından 28 Nisan’da yayın hayatına başlayan Özgür Ülke gazetesininin 2 Aralık’ı 3 Aralık’a bağlayan gece gazetenin İstanbul Kadırga’da bulunan teknik binası, Cağaloğlu’nda bulunan merkez bürosu ve Ankara bürosu aynı anda bombalı saldırıya uğradı. Gazetenin ulaştırma görevlisi Ersin Yıldız yaşamını yitirirken, 23 gazete çalışanı yaralandı.
Yaralanan gazete çalışanları hastanedeki tedavilerinin ardından gözaltına alındı.
Bombalamanın ardından başlayan dayanışma sayesinde gazete ertesi gün yeniden yayınlandı. Özgür Ülke, “Bu ateş sizi de yakar manşetiyle” okuyucuyla buluştu.
Sadece 4 sayfa çıkabilen gazete, kendi binalarının bombalanma haberlerine yer verebilmişti.
Gazete haberinde “Devletin en yetkili ağızları tarafından hedef gösterilen ve kapatılmak için çare aranan gazetemiz, Çarşamba günü toplanan Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) en önemli gündem maddeleri arasında yer almıştı. Gazetemizi susturma kararının alındığı toplantıda konuşulanlar, gazetemizin ismi anılmadan basına yansımıştı. MGK’nin gazetemize ilişkin son kararının ne olduğu üç gün sonra ortaya çıktı ve Özgür Ülke bombalandı” ifadelerine yer verdi.
Özgür Ülke Gazetesi’ne yapılan bombalı saldırının ardından gazeteye destek yağdı. Bombalanan gazete binasının önünde protestolar düzenlendi.
Aralarında yazar Orhan Pamuk, Ahmet Altan, Latife Tekin, Murathan Mungan ve Lale Mansur’un da yer aldığı bir grup aydın, sokağa çıkarak gazetenin “Ülke’ne Sahip Çık” manşetli sayısını dağıttı.
Bombalamanın ardından Özgür Ülke gazetesi başbakan Tansu Çiller’in imzasını taşıyan gizli ibareli bir belge yayınladı. Belgede “Bölücü ve yıkıcı faaliyetlere destek verecek şekilde yayın yapan basın organlarının faaliyetleri son günlerde devletin bekası ve manevi değerlerine açıkça saldırı şeklini almıştır. Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğüne yönelik bu önemli tehdidin bertaraf edilmesi maksadıyla önlemlerin alınmasına…” ibareleri yer alıyordu.
Saldırıya dair açılan soruşturmada ise şimdiye dek hiçbir sonuç çıkmadı.

